Repo ve Ters Repo Nedir?

Repo ve Ters repo:

Repo bir menkul kıymetin işlem başlangıç valoründe satılıp, bitiş valöründe geri alınmasını ifade eder. Repo yapan taraf parayı kullanan taraftır.

Daha geniş bir tanımla repo, ellerinde menkul kıymet bulunan ve kısa vadede nakit paraya gereksinim duyan kişi yada kuruluşların bu gereksinimlerini karşılamak amacıyla mevcut menkul kıymetlerini belirli bir fiyat üzerinden ve önceden saptanan bir vade sonunda geri almayı taahhüt ederek satmalarıdır.

Repo işlemlerinde menkul kıymet olarak kastedilenler:
-devlet tahvilleri
-hazine bonoları
-banka bonoları ve banka garantili bonolar
-kamu ortaklığı idaresi, toplu konut idaresince ihraç edilen borçalanma senetleriyle, mahalli idareler ve bunlarla ilgili idare, işletme ve kuruluşların kanun uyarınca ihraç ettikleri borçlanma senetleri,
-varlığa dayalı menkul kıymetler dahil olmak üzere, menkul kıymetler borsaları

Repo Özellikleri

Repoda vade kısa sürelidir ve normal olarak 1 hafta ile 1 ay arasında degişmekle birlikte, piyasada fon ihtiyacı olan kuruluşların ihtiyacına göre daha da kısaldığı 1 güne kadar indiği vee faiz oranlarınında kısa vadeli mevduat oranlarının üzerine çıktığı görülmektedir. Söz konusu bir günlük repo işlemine ‘overnight repo’ denilmektedir.

Repoda faiz oranı Interbank faizlerine benzer bir ölçü oluşturur. Şöyleki Piyasa’da para bollaştığı zaman repo faizinin vadeli faiz oranlarının yarı yarıya düştüğü, ancak vadenin bir yıla kadar uzadığı ve asgari repo tutarının yükseldiği görülür. Bu nedenle repo işlemlerindeki faiz oranı, vade ve asgari tutar piyasasındaki nakit darlığı yada bolluğunun bir ölcüsü olarak kabul edilir. Kısa vadede fon fazlası olan, bunları vadeli mevduattan daha kısa bir sürede ve daha yüksek kazançla çalıştırmak isteyen ve riskten kaçınan bireyler ve işletmeler için bir nakit değerlendirme yöntemidir.

Vadeli Hesap

Vadesiz hesap özelliklerinden farklı olarak vadeli mevduat hesaplarının en büyük özellikleri belli bir vade boyunca paranın banka şubesinde tutulması karşılıgında alınan faiz geliridir. Paranızı, birikiminizi sizin belirlediğiniz bir vade boyunca vadeli TL mevduat hesabınızda tutarak önceden belirlenmiş sabit faiz oranları ile bir kazanç elde edersiniz. Bankalar 15 günden 365 güne 12 aya kadar vadeler sunabilmekteler. Bu vadelere uygun olarakda size yıllık bir faiz oranı önermekte ve faiz oranının aylık getirisi hesabınıza vade bitiminde eklenmektedir. Böylece kazancınız artmakta ve bu süre zarfında bankada vadeli mevduat birikiminizi kullanarak değerlendirmektedir.

Vadeli Mevduat

Bankalara yada kredi kururmlarına belli bir vade sonunda çekilmek yada vadesini degiştirmek üzere yatırılan paralara vadeli mevduat denir. Bankalarda açtırılan mevduat hesaplarının vadeleri, 1 ay, 3 ay, 6 ay, 1 yıl olmaktadır. Vadeli mevduatın 1. temel özelligi sahibine faiz geliri sağlaması, ikinci özelligi ise belirli bir süre dolmadan bankadan çekilememesidir. Yatırımcı vade dolmadan önce parasını, vadeyi bozdurmak suretiyle çekebilir ve o güne kadar ki faizlerinden mahrum kalır. Özellikle Hazine bonoları ve repo işlemleri vadeli mevduatın cazibesini azaltmaktadır.

Doviz Kurlari

Döviz kurları : ilk olarak döviz kuru ne demekti bir hatırlayalım. Basitce iki ulusal para arasındaki değişim oranı biçiminde  açıklayabiliriz. Peki döviz kurları nasıl belirlenir diye soracak olursanız şöyle bir açıklama yapmamız yararlı olabilir. Bu kurlar yabancı para birimi esas alınarak yani bir birim döviz yerel para birimi eşitlemesi yapılarak hesaplanır. Buna direct quation Türkçesi ile dolaysız kotasyon denmektedir.  Dolaylı kotasyon denilen sistem ise indirect quotation denir. Bunda bir birim ulusal para ile degiştiren yabancı para birimi olarak tanımlanır.

Döviz işlemlerinde komisyon uygulaması yerine alış ve satış fiyat kur farklarıyla kazanç sağlanır. Alış satış kurları arasındaki farka kur farkı ingilizcede spread adı verilir. Döviz işlemlerinde bu farkın olması sistemin bütünlügü için kaçınılmazdır. Döviz piyasasındaki en büyük maliyetide bu oluşturur diyebiliriz. Spread oranlarındaki farklar en çok işlem gören döviz cinsleri üzerinde azken, nadir işlem gören döviz birimlerinde çoktur. İşlem hacminin artması durumunda marjlar azalıcaktır. Döviz kurları arasındaki ani çıkış ve inişlerde bankalar marjları artırmak zorunda kalırlar çünkü risk almak durumundadırlar.

Nakit döviz piyasası olan efektif kurlarda marjlar daha yüksetir bunun sebebide miktarların az olması yani hacmin düşük olması ve bankaların ‘döviz’ tipi işlemleri tercih etmesinden kaynaklanmaktadır. Çünkü bu tür işlemler  faiz geliri sağlayabilir.

ihbarli mevduat

Birikim yapmak önemlidir. Özellikle son yıllarda ekonomik bunalım ile insanlar birikim yapmanın ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladılar. Mevduat bir tür birikim yapma yöntemidir.  Bankalara  belli bir süre sonra çekilmek şartı ile bir vade  içinde yatırılan paraya verilen isimdir.  Mevduat hesapları, kücük cari , alacaklı cari hesap gibi isimlerle adlandırılırlar.  Bankalar mevduattaki parayı borç olarak gördükleri için muhasebe kayıtlarında pasifler kısmında gösterirler.

Mevduat birikimleri bankalar için  çok önemlidir. Ayrıca ekonomik düzen içinde bu paraların önemi çok yüksektir çünkü bankalar bu paraları kredi olarak şirketlere, yatırımcılara büyüme ve iş kurma konusunda kredi vermek amacıyla kullanırlar. Ve buda ekonomik gelişme, istihdam ve üretim açısından son derece önem arzeder.

Mevduat hesapları genel olarak üçe ayrılırlar. Bu mevduat hesap tipleri şunlardır:


Vadeli Mevduat: bankaya para yatıran yatırımcının hesap açarken belirttigi vade sonuna kadar paranın çekilmemesi gereken mevduat hesap tipidir. Bu hesaptan para yatıram istedigi zaman parasını çekebilir fakat bu durumda vadeli hesap tarihinden vade sonundan önce para çektigi için faiz kazançlarını kaybedecektir.


Vadesiz mevduat: bu tür mevduat hesaplarında vade başı yada sonu gibi tarihler yoktur. Para yatıran kişi istedigi zaman parasını çekebilir. Vadesiz hesaplarda faiz geliride yoktur.


İhbarlı mevduat: Mevduatın sahibi, mevduatını çekeceği tarihi belirli bir süre önce bankasına bildirmek zorundadır.

Borsada Yatirim Zamani mi?

Kısa vadede borsada  yatırım yapmayı  etkileyen bir çok faktör bulunmaktadır. Örnek olarak hazine ödemelerinin olduğu, likiditelerin arttığı, maaş ödemeleri zamanları gibi dönemler örnek gösterilebilir.  Tersi likidite eksikligi oldugu zamanlarda,  hazinen piyasadan para çektiği, vergi ödemelerinin olduğu dönemlerde  borsada düşüşler gözlemleyebilirsiniz. Yatırımlarda temel kural şudur : elde edilebilecek kazanç oranı yükseldikçe risk faktörüde artar.  Bu her zaman böyle çalışır. Büyük yatırım miktalarında  pörtföyler ile riski dağıtma stratejisi ise her zaman daha mantıklıdır.   Borsada fiyatların ulaştığı son noktayı kestirmek çok önemlidir, para girişi ile alakalı olan bu durumu anlamak gerçekten her yatırımcı için kolay değildir. O yüzden artışlarda bir yerden sonra insiyatifinizi kullanarak karar verebilir yada aracı kurumlar ile fikir alış verişine girerek hareket edebilirsiniz.

Borsada fiyatların düşüş zamanlarında ise dip noktanın neresi olacağı büyük bir bilmecedir ve yatırımcıya korku verir. Bu ayı piyasası yatırımcıları içinde aslında bulunmaz bir fırsattır ve risk çok daha azdır.  Genelde yazın borsaların çok durgun oldugunu gözlemleyebilirsiniz. Gerçekten sakin ve iniş çıkışı olmayan bu günlerde insanlar tatil rehavetinden midir nedir bilinmez borsada fazla işlem yapmazlar , hacimler düşük olur, fakat yaz sonlarında doğru ve özellikle eylül ayında ise piyasada yükselmeler gözlemlenir. Şirketlerin bu dönemde geçici altı aylık bilanço rakamlarını açıklamalarıda hisselerini hareketlendiren faktörlerden birisidir. Aralık ve ocak aylarında yıllık bilançolarında etkisi ile kar-zarar rakamlarına göre hisselere ilgi olur. Sonrasında yönetim kurulu toplantıları ve temettü ödemeleri yatırımcıların dikkatini çeker ve hisse oranlarında en kararlı fiyatların ortaya çıkmasına sebebiyet verr. Borsada yükseliş ve inişleri takip ederek yatırım kararları alınırken ara zamanlarda bekleme durumlarında yatırımcılar uygun diğer yatırım araçlarını tercih edip mantıklı hareket etmelidirler.

Doviz Yatirimi

  Dövize yatırım oldukça yaygın olmakla birlikte ve fazla tefaruatlı yatırım yöntemleri istemeyenlerin tercih ettikleri bir yatırım tipidir. Kısa vadede dövize yatırım çok büyük kazançlar getirmeyecegi gibi zararada sebeb olabilir. Fakat uzun vadeli döviz yatırımı kazandırabilir yada en kötü durumda zarar ettirmeyebilir. Türkiye’deki enflasyon etkisi altında tasarruf sahipleri ellerindeki birikimleri korumak amacıyla dövize yatırımı uygun görmektedirler. Genelde bu tip yatırımcılar, mevduat ve altın gibi yatırımlar dışında kalan alanlara pek ilgi göstermeyenlerdir.

Her yıl yaz aylarında gelen turistlerin ve yurt dışında çalışan gurbetçi vatandaşlarımızın ülkemize getirdikleri döviz miktarı büyük rakamlara ulaşabilmektedir. Turizm gelir hedefimizin neredeyse yıllık 20 milyar dolar oldugu bu günlerde potansiyel döviz miktarı dahada iyi anlaşılmaktadır.

Gelen bu döviz miktarı ile ülkede  döviz arzı yükselmekte ve döviz ucuzlamaktadır. Ayrıca dış borç ödemelerimizde genelde ekim – kasım ve aralık aylarında yapıldığı için bu aylarda dövize talep artacak ve fiyatlarda yükselme beklenebilir. İthalat, ihracat değerleri, uluslar arası ekonomik ve siyasi gelişme ve degişmelerde dikkat edilmesi gereken faktörlerdir.